TCMB'nin Borç Verme Faizi Artışı: Ekonomiye Etkileri ve...
Sibel Arslan

Sibel Arslan

TCMB'nin Borç Verme Faizi Artışı: Ekonomiye Etkileri ve Politika Çerçevesi

20 Mart 2025 - 18:24

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), borç verme faiz oranını yüzde 44’ten yüzde 46’ya yükseltti. Bu karar, mevcut para politikası çerçevesinde enflasyonla mücadele, fiyat istikrarının sağlanması ve finansal piyasalardaki dengeyi koruma hedefleri doğrultusunda alınmış önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Faiz artışının piyasalara, bankacılık sektörüne ve reel ekonomiye doğrudan ve dolaylı etkileri bulunuyor.

Para Politikası Açısından Değerlendirme

Merkez Bankası, enflasyonu kontrol altına almak ve ekonomik istikrarı sağlamak için sıkı para politikası uygulamalarını sürdürüyor. Faiz artışı, TL varlıklarına olan talebi artırarak kur istikrarına katkı sağlayabilir ve döviz kurlarındaki oynaklığı sınırlayabilir. Aynı zamanda, enflasyon beklentilerinin yönetilmesine yardımcı olarak fiyat istikrarına yönelik güveni artırabilir.

Bu adım, bankaların fonlama maliyetlerini yükselterek kredi faiz oranlarını yukarı çekebilir. Bu durum, kredi genişlemesini yavaşlatarak iç talebi dengeleme etkisi yaratabilir. Talepteki yavaşlama, özellikle enflasyonist baskıların yoğun olduğu dönemlerde fiyatların kontrol altına alınmasına katkıda bulunabilir.

Bankacılık ve Reel Ekonomi Üzerindeki Etkiler

Bankalar açısından borçlanma maliyetlerinin artması, ticari ve bireysel kredi faizlerini yukarı çekebilir. Yüksek faiz ortamı, işletmelerin yatırım yapma kararlarını gözden geçirmesine ve finansman ihtiyaçlarını sınırlamasına neden olabilir. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ’ler), krediye erişimde daha temkinli davranabilir. Bu durum, kısa vadede ekonomik büyümeyi sınırlayıcı bir etki doğurabilir.

Bireysel kredi tarafında ise konut, taşıt ve tüketici kredileri gibi finansman araçlarının maliyeti artacağı için hanehalkının borçlanma eğiliminde düşüş gözlemlenebilir. Harcamaların azalması, enflasyonu kontrol altına almada etkili olabilir ancak aynı zamanda iç talepte bir daralmaya yol açabilir.

Dış Yatırımcı Güveni ve Finansal Piyasalar

Faiz artışı, uluslararası yatırımcılar açısından Türkiye'nin enflasyonla mücadelede kararlı olduğu yönünde bir mesaj olarak algılanabilir. Bu durum, Türkiye’ye yönelik sermaye girişlerini destekleyebilir ve yabancı yatırımcıların TL varlıklarına olan ilgisini artırabilir. Döviz piyasalarında TL’nin değer kazanması, ithalat maliyetlerini azaltarak enflasyonla mücadeleye katkıda bulunabilir.

Öte yandan, yüksek faiz politikası, ekonomik büyüme ve yatırımlar üzerinde belirli bir baskı oluşturabilir. Bu süreçte Merkez Bankası’nın kararlarını destekleyici yapısal reformlarla güçlendirmesi, uzun vadeli sürdürülebilir büyüme açısından önem taşıyor.

Sonuç ve Değerlendirme

TCMB’nin faiz artışı kararı, enflasyonla mücadelede sıkı para politikası uygulamalarının devam ettiğini gösteriyor. Bu adım, kısa vadede kredi maliyetlerini artırarak ekonomik aktiviteyi yavaşlatabilir, ancak uzun vadede fiyat istikrarını sağlamaya ve yatırımcı güvenini güçlendirmeye yönelik olumlu etkiler doğurabilir. Politika adımlarının piyasa beklentileriyle uyumlu olması ve finansal istikrarı destekleyici tamamlayıcı önlemlerle güçlendirilmesi, bu sürecin daha sağlıklı yönetilmesini sağlayacaktır.

Son sözümüz şu olabilir:

"Fiyat istikrarına ulaşmak, sürdürülebilir büyüme ve yatırım ortamını güçlendirmek için dengeli ve öngörülebilir bir para politikası kritik öneme sahiptir. Alınan her kararın, ekonominin tüm aktörleri üzerindeki etkileri dikkatle değerlendirilmeli ve politika adımları uzun vadeli istikrarı destekleyecek şekilde atılmalıdır."


Sibel Arslan 
İktisatçı/ Mali Analist

YORUMLAR

  • 0 Yorum

Son Yazılar